16 Ocak 2019, Çarşamba

Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde

Tasavvuf Sohbetleri’nin bu ay ki Konusu MEVLANA VE ŞEB-İ ARUS

Tasavvuf Sohbetleri’nin bu ay ki Konusu MEVLANA VE ŞEB-İ ARUS

Ekrem Demirli, Şeb-i arûs Mevlana ile özdeşleştirilmiş bir tabir! Büyük sufi ölümü şeb-i arus, yani düğün gecesi diye niteleyerek hayata başka türlü baktı ve bizim de öyle bakmamızı istedi diyerek, varlıktaki her şey bir maksada doğru hareket ederken gayeye doğru özlemle yürümek fikrini en çok insanda görebiliriz dedi. Ölüm fer ile kökler arasındaki 'göreceli' ayrımın ortadan kalktığı andır ve bu nedenle 'gerçek vuslat anı' olarak tebcil edilir. Allah Adem ve Havva üzerinden ortaya konan asıl-fer ilişkisi ölümle yeni bir merhaleye geçerek, bu kadim yolculuk yerini 'Allah'ta seyre' bırakır diye ifade etti.

Demirli, Hz. Peygamber kendi ölümünü 'Refik-i a'la'ya varmak' olarak niteledi. Bu durumda ölüme böyle bakabilmek "özel" bir sünneti ihya anlamı kazanarak ideal Müslümanlığın ölçütü sayıldı. Burada bir zorunluluk, dini bir yükümlülük yok; sıradan insanlar için ölüm hala korkutucu! Çünkü insan kendisini fer' saymadıkça ölüme 'şeb-i arus' diyemeyecektir. Binaenaleyh yedi asırlık mirasın etkisiyle şeb-i arûs'a dönüşecek tabir, gerçekliğini ve dini meşruiyetini 'Refik-i a'la'ya gitmek' tabirinden alarak sünnete bağlanır. Hz. Peygamber ölüme böyle bakmasaydı, Mevlana'nın tabiri bir şair tahayyülü olarak kalır, iyimser bir varlık anlayışını aşamazdı.dedi.

Kaynak: Sancaktepe Belediyesi

Editör: SERKAN ŞİMŞEK

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık